|
"En verimli çağımdayım" Fenerbahçe'nin
yıldız oyuncusu Kezman, Galatasaray derbisini unutuamadığını
belirterek, Türk hakemlerinin kendilerini geliştirmesi gerektiğini
söyledi.
Fenerbahçe'nin yıldız futbolcusu Mateja Kejman, Futbol Extra Dergisi'ne
verdiği röportajda birbirinden ilginç açıklamalarda bulundu. Türkiye'ye
gelmesinin kendisi ve herkes için büyük bir sürpriz olduğunu anlatan
Kejman, şöyle konuştu: "Fenerbahçe'ye transferimden iki hafta önce
Atletico Madrid'in Başkanı ve Teknik Direktörü ile konuştum. Onlar bir
sezon daha takımda kalmamı istediklerini dile getirdi.Benim de kararım
bu yöndeydi. Daha sonra başkan bana Fenerbahçe ile anlaştıklarını
söyledi. Bu, benim için büyük bir şoktu. Daha sonra Fenerbahçe
yöneticileriyle görüştüm ve bana çok iyi şartlar önerdiler. Ben de
öncelikle İstanbul'a gelerek şartları ve ortamı görmek istediğimi daha
sonra görüşmelere devam edebileceğimizi söyledim. Eşimle
birlikte buraya geldik ve şartlardan memnun kaldık. Herkes kadar benim
için de şok oldu. Her şey iki gün içinde gelişti." Madrid'de iken
çok mutlu olduğunu belirten Kejman, sözlerine şöyle devam etti: "Sezon
öncesi hazırlık maçları dahil tüm maçlarda oynadım. Teknik direktör de
bana takımın yıldız futbolcularından biri olduğumu söylüyordu. Fakat
işlerin nasıl yürüdüğünü siz de biliyorsunuz. Hayatınız için bazı
önemli şeyler vardır. Bazı mali sorunlar var. Fenerbahçe bana iyi
şartlar sundu." 6 yıl önce de Fenerbahçe'den teklif aldım
Fenerbahçe'ye transfer olmasında Zoran Mirkoviç'in büyük payı olduğunu
anlatan Kejman, Zoran Mirkoviç'in düşüncelerine çok saygı duyduğunu
söyledi. Önce onu aradığını anlatan Kejman, şöyle konuştu:
"Transferimin öncesi ve sonrasında onunla pek çok kez konuştuk.
Ama transfer teklifinin ardından ilk görüşmemiz yaklaşık 1- 2 saat
sürdü. Bana Fenerbahçe ve İstanbul'la ilgili tüm olumlu ve olumsuz
yönleri anlattı. Fakat olumlu şeyler daha fazlaydı. Zaten onun
anlattıkları buraya gelmemde en büyük etkendi. 6 yıl önce yine
Fenerbahçe'den bir teklif almıştım. Fenerbahçe bu geçen dönemde hep
beni takip etmiş. Bu da benim için güzel bir şey. O dönem PSV'yi tercih
ettim daha sonra da Chelsea'ye gittim." "Tecrübem var"
En verimli döneminde Fenerbahçe'ye geldiğini belirten Kejman, sözlerine
şöyle devam etti: "Önümüzdeki 4- 5 sezon benim futboldaki en verimli,
en başarılı dönemim olacak. Artık yeteri kadar tecrübeye sahibim.
Avrupa'nın önde gelen kulüplerinde forma giydim. İnanıyorum ki
Fenerbahçe de benim transferimden büyük mutluluk duyacak.
Fenerbahçe'nin daha önce de bana teklifte bulunmuş olmasının kararımda
bir etkisi olmadı." "Fenerbahçe'yi tercih ettim"
Fenerbahçe'ye transfer olmadan önce birçok takımdan transfer teklifi
aldığını belirten Mateja Kejman, açıklamalarına şöyle devam etti: "Bu
tekliflerin 2 -3 tanesi üst düzey Avrupa takımlarından geldi. 3-4
tanesi de orta düzey takımlardı. Fakat
herkes Fenerbahçe'ye transferimde çok şaşırdı. Bu sefer mali konular
daha önemliydi. Şimdi Fenerbahçe'deyim ve çok mutluyum. Fenerbahçe'ye
transfer olmasaydım Atletico Madrid'de kalırdım. Çünkü teknik
direktörle konuşmuştum ve o da benim takımda kalmamı istiyordu. Zaten
iyi bir form grafiğim vardı. Sezon öncesi dahil tüm maçlarda oynadım. Gelen yedi tane teklifi de bu nedenle reddettim."
Fenerbahçe'yi tercih etmesinin ilk nedeninin para olduğunu itiraf eden
Kejman, ikinci nedeninin iyi bir takımda oynamak istemesi, üçüncü
nedeninin İstanbul'un Sırbistan'a yakın olması ve dördüncüsü ise
arkadaşlarının İstanbul'a rahatlıkla gelebilecek olmasını gösterdi. "İlk golümü unutamıyorum"
Hayatında unutamadığı golün ilk maçında Partizan formasıyla
Celestica'ya attığı gol olduğunu anlatan Kejman, sözlerini şöyle
sürdürdü: "Oyuna son 20 dakikada girdim ve maç 1-1 berabere devam
ediyordu. Son dakikada attığım golle galibiyete ulaştık. Partizan
taraftarları çok ateşliydi. O an inanılmaz bir heyecan, inanılmaz
duygular yaşadım. Hayatımın en anlamlı golüydü. İkincisi Bosna-Hersek'e
attığım goldü. Benim attığım golle Sırbistan 16 yıl aradan sonra Dünya
Kupası finallerine katılma hakkını elde etti" İlk kelimesi "Yavaş"
Türkiye'de öğrendiği ilk kelimenin "yavaş" olduğunu ifade eden Mateja
Kejman, 5 dil bildiği halde Türkçe'yi öğrenmek istediğini, birlikte
yaşadığı ve çalıştığı insanlara saygı duyduğunu bu nedenle Türkçe'yi
öğrenmeye çalıştığını, bunun sahada daha kolay iletişim kurmak için
önemli olduğunu söyledi. Turkcell Süper Ligi'nin Hollanda ve
Almanya liglerinin seviyesinde olduğunu anlatan Kejman, Türkiye'de çok
yetenekli futbolcuların olduğunu belirterek şöyle konuştu:
"Fenerbahçe'de Tuncay çok yetenekli bir futbolcu ve çok genç.
Yurt dışında da çok başarılı olacak bir futbolcu. Geleceği çok parlak.
Fenerbahçe dışında Galatasaraylı Arda çok yetenekli. Fakat taktik,
tecrübe ve disiplin eksikleri var. Bunlar giderildikten sonra ikisinin
de çok başarılı olacağına inanıyorum. Ankaragücü'nde oynayan Emre
en beğendiğim defans oyuncusu. Fakat hakemlerin de bunda rolü var. Eğer
hakem Emre'nin yaptıklarını değerlendirseydi büyük ihtimalle oyundan
ihraç edilirdi" 4-4-2'yi seviyorum Türk
hakemlerinin kendilerini geliştirmeye ihtiyaçları olduğunu anlatan
golcü oyuncu Kejman, "Ben Fair-play'e uygun davranan bir oyuncuyum. Maç
içinde çok zorlandığım anlar oldu fakat asla böyle bir kandırmacıyı
düşünmedim. Çünkü takım arkadaşlarıma, rakibime ve futbola, yani
işime saygı duyuyorum. Ben dürüst bir oyuncuyum. En fazla 4-4-2
sistemini seviyorum. Bu sistemde gol için birçok fırsat oluyor. İleri de yetenekli ve gerçekten güçlü bir golcü ile oynamayı seviyorum."
Türkiye'deki kalecilerden en çok Galatasaray'ın file bekçisi
Mondragon'u beğendiğini söyleyen Mateja Kejman, "Yeri geliyor, bir
futbolcu 6-7 yıl bir ülkede yaşıyor ve o ülkeye alışıyor. Kendini o ülkenin bir parçası gibi hissetmesi gayet normal. Bunda bir sorun yok bana göre" diye konuştu. Rakipler sorunlu
Hem Galatasaray hem de Beşiktaş'ın iyi takımlar olduğunu söyleyen
Fenerbahçeli golcü oyuncu Kejman, "Fakat iki takımın da kendi içlerinde
bazı sorunları var. İkisi de iyi oynamıyor. Fenerbahçe şu an çok
iyi bir durumda. Galatasaray ve Beşiktaş ile Fenerbahçe arasında çok
büyük fark var. Şu an için ligin en güçlü takımı biziz. Bizi
zorlayamazlar. Onun için arkamızdan hangi takımın geleceği önemli
değil" diye konuştu. Türkiye'ye gelmeden önce oynadığı takımlarda
attığı gollerden sonra yaptığı "çetnik" işareti konusunda daha önce bir
açıklama yaptığını hatırlatan Kejman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Herkes
gibi ben de ülkemle gurur duyuyorum. Her futbolcunun ülkesiyle
ilgili bir kutlama işareti vardır. Herkes birbirinin ülkesine, dinine
saygı duymalı. Bunlar, tabii ki benim dengemi bozmak için yapılan
şeyler fakat beni etkilemiyor." Mayıs ayında Hollanda'nın bir
magazin dergisine verdiği röportajın farklı noktalara çekildiğini
belirten Kejman, şöyle konuştu: "Bu röportajda Bosna-Hersek maçının
bizim için ne kadar önemli olduğunu anlattım. Ancak bunlar politik
olarak yorumlanmak istendi. Fakat ben futbolcuyum. Benim
savaşlarla ve politikayla işim yok. Benim için önemli olan Dünya Kupası
finallerine gidebilmekti. Benim Bosnalı çok sevdiğim arkadaşlarım var
ve ben Bosna-Hersek'e yardım ettim. Sadece futbolla ilgili bir
açıklamaydı. Bu maç çok önemliydi çünkü, 16 yıl aradan sonra Dünya
Kupası finallerine katılacaktık." Derbiler heyecanlı
Gerek İspanya'da gerek Hollanda'da ve gerek Sırbistan'da birçok derbide
forma giydiğini anlatan Mateja Kejman, "Fakat bu kadar özel bir maçta
heyecanı, enerjisi ve taraftar sevgisi bu kadar yüksek bir maçta ilk
defa oynadım. Böylesi bir maçta görev aldığım ve özellikle gol
attığım için çok gururluyum. Bu maçta yaşanan her şey gerçekten çok
etkileyiciydi" ifadelerini kullandı. Devre arasında takımın
transfere ihtiyacı olmadığını, alınacak futbolcunun takıma uyum
sağlamasının zaman alacağını anlatan Mateja Kejman, takımda herkesle
iyi ilişkiler içerisinde olduğunu, fakat zaman zaman dil sorunu
yaşadığını, en çok Appiah ve Can Arat ile zaman geçirdiğini söyledi. Lakabı Batman
Hem İngiltere'de hem de Hollanda'da taraftarların kendisine "Batman"
dediğini belirten Kejman, sözlerini şöyle tamamladı: "Hollanda'da kulüp
için bir pazarlama malzemesiydim. Zamanla ben de bunu
kabullendim. Aslında hoş bir şey. Taraftarlar sevdikleri oyunculara
böyle lakaplar takabiliyor. Daha sonra Robben'le birlikte İngiltere'ye
transfer oldum. O zamanda bize "Batman ve Roben" dediler. Bunda kötü
bir şey yok. Benim hoşuma gidiyor. Benim açımdan bir sorun yok"
|